Tıklayın, harika bir AİLE ile tanışın !

 

Anne adayları dikkat!

Anne adayları dikkat, kanınıza karışan bazı kimyasal maddeler yeni doğan bebeğinizin gelişimini ve zekasını etkiliyor. Yapılan araştırma göbek kordonundaki poliklorobifenil maddesinin oranının ne kadar yüksekse bebeğin bilişsel gelişiminin de bu oranda olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor.

Annenin kanına karışan bazı kimyasal maddelerin, yeni doğan bebeğin gelişimi ve zekası için tehlikeli olduğu bildirildi.

Paris'te düzenlenen kimyasal maddeler ve üreme konusundaki konferansta açıklanan, 3 yaşına kadar bebekler üzerinde yapılan bir araştırma, göbek kordonundaki poliklorobifenil (PCB) maddesinin oranı ne kadar yüksekse bebeğin bilişsel gelişiminin bu oranda olumsuz yönde etkilendiğini gösterdi.

Flaman Teknoloji Araştırma Enstitüsü'nün yaptığı araştırmaya imza atanlardan Greet Schoeters, yüksek oranda PCB'nin bebeğin konuşma ve oyun oynama becerisini etkilendiği belirtti.

Schoeters ayrıca, "PCB seviyesi ne kadar yüksekse bebeğin doğduğundaki kilosunun o kadar az olduğunu, daha sonra ise bebeğin aşırı kilolu olma riskinin bulunduğuna" dikkati çekti.

Boya çimento, döküm malzemeleri, yanmaz kumaş gibi maddelerde bulunan PCB'nin, 1970'li yıllarda yüksek oranda zehirli olduğu için yasaklanmasına karşın, halen doğada kalıntılarına rastlanıyor. Hem üretimi hem de imhası sırasında çevre kirliliğine yol açan bir madde olarak kabul edilen PCB'nin, canlıların sistemine girebildiği de saptanmıştı.

Kurşuna maruz kalmak da zeka geriliğine neden oluyor

Aynı konferansta Polonya'daki Jagiellonian Üniversitesi'nden Wieslaw Jedrychowski, anne karnında çok az da olsa (kanda 5 mikrogram/desilitreden az) kurşuna maruz kalan özellikle erkek çocukların bilişsel gelişiminin olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

Bilim adamı Jedrychowski'nin Polonya'da 460 yeni doğan bebek üzerinde yaptığı araştırma anne karnında çok az da olsa kurşuna maruz kalan erkek çocukların zeka katsayısının ortalama 9 puan az olduğunu ortaya koydu. Bu olumsuz etki, kız çocuklarında belirgin olmadı.

Jedrychowski, dikkat eksikliği, zeka geriliği ve öğrenme güçlüğünün çocuklarda 36. haftadan itibaren görüldüğünü ifade etti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Doğum hakkında kimsenin size anlatmadığı 10 şey

Doğumla ilgili bazı konular vardır ki, bunları size kimse anlatmaz!

İşte, doğumun başkalarından kolay kolay duyamayacağınız yönleri...

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Hamilelikte yapılan grip aşısı bebeği de koruyor!

Hamileliğin son üç ayı içerisinde yapılan grip aşısı doğumdan sonra altı ay boyunca bebeği de gripten koruyor... Ayrıntılar

Yorum (yok) Yorum yaz!

Hamileliğinizde sizi bekleyen 10 büyük değişim

Gebelik döneminde vücutta meydana gelen 10 değişiklik ve bunlara uyum sağlama yöntemleri burada

Yorum (yok) Yorum yaz!

Emzirmek bebeğin zekasını artırıyor!

İlk üç ayda sadece annenin emzirerek beslediği bebeklerin 6 yaşındaki IQ puanının diğer bebeklere kıyasla altı puan daha yüksek olduğu bildirildi...
 
Ayrıntılar burada

Yorum (yok) Yorum yaz!

Anneler Gününde Anne Adaylarına Hediye Yağmuru!

 

Anne olacağınızı öğrendiniz günün hikâyesi kazandırıyor. 

Anne olacağını öğrendiği günün hikâyesini gönderen anne adayları arasından okuyucular tarafından en çok oy alan 84 anne adayı
sponsorlarımızdan hediye kazanacaklar.

Sizin için hazırladığımız hediyelerimizi görmek ve katılmak için tıklayın

 

www.aile.org

Sponsorlarımız

Yorum (yok) Yorum yaz!

Büyük Popolu Kadınlara Büyük Müjde!

Size öyle bir müjde vereceğim ki, bundan sonra “popom büyük”, “bana armut tipli diyorlar” filan diye asla üzülmeyeceksiniz!
 
Hatta bundan böyle o “küçük popolu” haspalara göğsünüzü gere gere tepeden bakabilir, tanrı vergisi bir üstün meziyete sahip olmanın keyfini doya doya sürebilirsiniz...
 
Poposu yeterince büyük olmayanlara tavsiyem ise bir an evvel Google’a girip “popo büyütücü egzersizler” ya da “popo büyütücü diyet listelerini” araştırmaları olacak. Elbet haşmetli bir popoya sahip olan şanslılar da hemen “poponun küçülmesini önlemek için yapılması gerekenler”i araştırmaya başlamalı...
 
Hanımlar çok ciddiyim! O televizyonda, gazetelerde, dergilerde minicik popoları ile arzı endam eden mankenlere artık gıpta ile değil gayet içten bir acıma ile bakabilirsiniz!
Büyük popoların muhteşem yeteneğini açıklıyorummmmm

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocukların korkuları...

 

Çocukların böceklerden, hayvanlardan, canavarlardan ya da yeni ortamlara girmekten, dışlanmaktan, anne-babalarını kaybetmekten korkmaları sık görülen durumlardır. Genellikle gelişimin olağan parçası olan korkular bazen ciddi sorunların belirtisi de olabilir...

 

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan çocukların korkuları hakkında bilgiler vererek, çocukların korkularının hangi hallerde normal olarak değerlendirildiğini, genellikle hangi yaşlarda nelerden korktuklarını, anne-babaların korkular konusunda nasıl davranması ve ne zaman uzman yardımı almaları gerektiğini

 

anlat...

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Öldürülen Kadının Rüyası, Rüyası Öldürülen Kadınlar

Tam nasıl neşeli bir yeni yıl yazısı yazmalı içim bu kadar kararmışken diye düşünürken içim daha da karardı...

 

Yalan yok, ülkemizde yaşanan gelişmeler içimi karartıyor.

 

Teröristin ev-iş-para ve yeni bir yüz ile ödüllendirilmesinin gündemde olduğu; terörle ilgili ulusal ve uluslararası politikalar hakkında akıllardaki şüphelerin her geçen gün arttığı; yüzyıllardır iç içe yaşayan insanlarımızı etnik köken ya da inanç farklılıkları nedeniyle birbirine düşürme gayretlerinin apaçık ve cüretkar biçimde sergilendiği bir ülke haline dönüştük...

 

Ülkede 8 milyon ailenin (yani yaklaşık 32 milyon kişinin, yani ülke nüfusunun neredeyse yarısının) 750 kilo kömür yardımına muhtaç olacak düzeyde yoksul olduğunun ülkenin Başbakanı tarafından gururla itiraf edildiği; istihdam yaratıcı yatırımlar ve sosyal devlet uygulamaları ile yoksulluğun azaltılması yerine; yoksulları sadakaya bağlayarak yoksulluklarının devamını garantilemenin ülkeyi “uçuracağını” söyleyen Başbakanın alkış aldığı bir ülke haline dönüştük...

 

Cumhuriyetimizin kurucusu, aklın aydınlık ışığında bir gelecek umudunu ulusumuza kazandıran, tarihin gelmiş geçmiş en ileri görüşlü liderlerinden biri olan Atatürk’ümüzü sevmenin neredeyse bir suç olduğu; onu tarihimizden, insanımızın yüreğinden ve zihninden söküp atma gayretlerinin demokratik olmakla eşdeğer tutulduğu bir ülke haline dönüştük...

 

Yıllardır unuttuğu kirli havayı yeniden çocuklarının ciğerlerine çektiren; su kaynakları en zengin ülkelerden biri olduğunu zannederken ilk susuz kalacak ülkelerden biri olduğu gerçeği ile aniden yüz yüze gelen; doğal zenginliklerinin birkaç kişinin biraz daha fazla para kazanması için talan edilmesini izleyen bir ülke haline dönüştük...

 

Giderek dinin siyasete daha fazla  bulaştırıldığı, ülkenin her türlü muhalif sesinin birer birer kısıldığı, herkesin din ve dindarlık gösterişi yarışına girdiği, dini inancını dış görünümü, tavırları ve kullandığı sözcükler ile belli etme anlayışının yayıldığı; bundan da kötüsü yavaş yavaş insanların birbirine dini inancının ne ya da ne kadar olduğuna göre muamele etmeye başladığı bir ülke haline de dönüştük...

 

Ve ben tüm bunları bir kenara koyup, her şeye rağmen umutlu bir yeni yıl yazısını nasıl etsem de yazsam diye düşünürken “dost ve kardeş ülkenin” ufacık da olsa aydınlık umudu olan kadının (Benazir Butto) katledilmesi ile hepten içim karardı...

 

Pakistan isimli “bağımsız” bir ülkenin muhalif lideri öldürülmüş ama yabancı medyaya göz attığımda konuyla ilgili haber manşetlerinde tamamen ABD’nin başrolde olduğunu görüyorum... “ABD şimdi ne yapacak”, “ABD politikasını nasıl değiştirecek”, “ABD kimi destekledi, bundan sonra kimi desteklemeli” türünden manşetler kanımı donduruyor. Kimse Pakistan hükümeti, Pakistan halkı ya da Pakistan’ın A Partisi, B Partisi şimdi ülkesini nasıl yönlendirecek demiyor. ABD ve herkes, dünyanın bir başka ucundaki bu ülkeyi ABD’nin yönettiğini artık açıkça ve gayet doğallıkla ifade ediyor.

 

Ve binlerce haber, yorum ve makale arasında zihnime iki şey kazınıyor...

 

Made in America

Benazir Butto’nun öldürülmesinden birkaç dakika sonra Pakistan’ı arayan ABD Dış İşleri Bakanı Condoleezza Rice Pakistan halkına ve siyasi liderlerine “İTİDAL” çağrısı yaparak “herkesi daha ILIMLI, daha barışçı ve demokratik bir gelecek için çalışmaya” davet ediyor.

 

ABD’nin dünyanın çeşitli ülkelerini karmaşa, kan ve huzursuzluğa buladıktan sonra; o ülkenin insanlarını itidale (bana nedense! hiç yabancı gelmeyen biçimde) davet etmesindeki utanmazlık gerçekten midemi bulandırıyor.

 

Bakın Pakistan’a ve istediğiniz herhangi bir ülkeye. Apaçık gerçek şu: Bir ülkede din ve etnik köken siyasete ne kadar fazla karıştırılmışsa, o ülkedeki karmaşa, kan ve gözyaşı da o derece fazla oluyor.

ABD de bunu elbette iyi biliyor... Nitekim adını hatırlamadığım ve üstelik ABD kaynaklı bir haber sitesi şu manşeti atmış: “Butto Suikasti: Amerikan Malı Kargaşa!” (Bhutto Assasination: A Made in America Mess)...

Ne kadar doğru ve tüm bunların bende ülkemle ilgili çağrışımlar yaratıyor olması ne kadar acı...

 

Öldürülen kadının rüyası, rüyası öldürülen kadınlar

Ve İngiliz Telegraph gazetesinden zihnime kazınan diğer bir cümle:

 

“Ergenlik yıllarında diplomat babasının görevi nedeniyle Türkiye’de yaşamış olan Benazir Butto bu laik ve Batılılaşmış ülkenin kendi ülkesi için bir model olabileceğine inanıyordu...”

 

Şu işe bakın...

Dünyanın bir ucunda ülkesi için laik ve Batılılaşmış Türkiye modeli rüyasını gören bir kadın öldürülürken, Türkiye’de birilerinin laik ve Batılılaşmış Türkiye’ye dair aydınlık rüyaları öldürülüyor...

 

Ve işte ben ne kadar istesem de, neşeli bir yeni yıl yazısı yazamıyorum... Bundan dolayı özür dilemeli miyim sizce?

 

*****

 

ÇUVALDIZ

“Diyelim ki, yeni evleniyorum; 25 yaşındayım, kız da 20 yaşında. Karımın türbanlı olmasını tercih ederdim. Evlendiğimizde, saçının telini yalnız benim göreceğim bir eşim olsun isterdim. Bana özel olması açısından! Akşam evine geliyorsun, karının saçını yalnız sen görüyorsun. Elli yaşındaki karımın kapanmasından söz etmiyorum.”

Osman Yağmurdereli-"Göbeğini Kaşıyan Adam"-"Yok Artık Osman!"

 

Söyleyin o zaman Sayın “Yok Artık Osman” Bey:

O 20 yaşındaki kız da bıyığının telini yalnız kendisinin göreceği bir eşinin olmasını tercih etme hakkına sahip mi? Düşünsenize “akşam evine geliyor” ve kocasının bıyığının telini yalnız o görüyor. Sadece ona özel bıyık teli, amman ne romantik! Belki Cumhurbaşkanı'nın eşine resepsiyon türbanını tasarlayan Dilek Hanif sizin için de bir bıyık türbanı tasarlar, ne dersiniz?

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuğunuzun beyin gelişimi hakkında 5 gerçek

Bilgi güçtür... O halde güç beyin ve akıldadır. Beyin gücünü ve gelişimini destekleyici deneyimler sunarak çocuğunuzun öğrenen, öğrenmeyi bilen ve öğrenmekten zevk alan biri olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Çocuğunuzun beyin gelişimi hakkındaki şu beş temel gerçeği bilmeniz size bu konuda yardımcı olacaktır...

Yorum (yok) Yorum yaz!